Tek Çözümü

From the blog

HPV’den Korunarak Kanser Risklerini Azaltın !

HPV ilişkili baş-boyun kanserlerinin sıklığı ve önemi

HPV enfeksiyonu ilişkili skuamöz (yassı) hücreli baş-boyun kanseri oranı son yirmi yılda önemli ölçüde artmıştır. Baş-boyun kanserlerinin içinde HPV pozitif olanların oranı 2002 ve 2011 yılları arasında erkeklerde % 47 ve kadınlarda % 38 oranında artmıştır.

Her Yaşta Görülebilir

Baş-boyun kanserleri içinde özellikle özellikle dil, damak ve tonsil (bademcik) kanseri sıklığı artmaktadır. HPV pozitif baş ve boyun kanseri için risk faktörleri; çok cinsel partner, orta yaş, sigara içmek, sosyoekonomik düzeyin düşük olması olarak söylenebilir.

Cinsel Yollar Bulaşır

Bu orofarinks (ağız içi ve geniz bölgesi) kanserler, yaşam boyu 6 ve üstü cinsel partner ve 4 ya da daha fazla oral seks partnerleri geçmişi ile ilişkilendirilmiştir. Bademcik kanseri; yaşam süresince 4 ya da daha fazla oral seks partnerine sahip olmak ve erkek eşcinsel ilişkide daha erken yaşta oral seks ile ilişkilendirilmiştir. Kadınlar için; dil kökü kanseri, oral seks ile ilişkili bulunmuştur. Bununla birlikte, bu risk, birden fazla cinsel partner ile daha yüksek olsa da tek bir cinsel partner ile de mevcuttur.

Cinsel davranışlarda zamanla görülen değişim ile HPV ilişkili baş-boyun kanser riskinin artışı arasında bir bağlantı bulunmuştur.

Asya toplumu verilerine bakıldığında, hamile kadınlardan bebeklere hem sezeryan hem normal doğumla HPV (özellikle HPV 16 alt türünün) geçebilmektedir. Bununla birlikte, literatürde, sezeryan doğumun anneden bebeğe HPV geçişini % 46 azalttığını gösteren çalışmalar vardır, ancak HPV pozitif annelerden sezeryanla doğan bebeklerin % 15’inde de HPV ortaya çıkmıştır. Daha yeni çalışmalar ise, anneden bebeğe HPV geçişinde, sezeryan ile normal doğum arasında fark olmadığı sonucuna varmışlardır.

HPV ilişkili yassı hücreli baş-boyun kanserli hastaların tedavisi sırasında öneriler

HPV pozitif baş-boyun kanseri olan hastaları tedavi eden onkologlar şu durumları akılda tutmalıdır:

• Tanıyı konuşmak,

• Hastanın sahip olduğu baş-boyun kanseri, HPV yönünden pozitif ise bunu bildirmek (tümör dokusunda PZR testi ile HPV DNA taranarak bu tanı konulabilmekte),

• HPV ve cinsel davranış hakkında belirli sorulara cevap vermeye hazır olmak,

• Hastanın duygusal tepkileriyle başa çıkmak,

• Hastanın psikososyal ihtiyaçlarını değerlendirmek.

İletişim açısından, onkologların, baş-boyun kanseri ve HPV enfeksiyonu arasındaki ilişkiden bahsetmesi gerekmektedir. Bu hastaların, HPV’nin cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyon olması nedeniyle, suçluluk ve endişe duyguları ile kanser tanı sürecini kabullenmeleri zorlaşabilir. Eşler ve akrabaların bu konuya tepkileri de tanılarıyla başa çıkmalarını zorlaştırabilir.

HPV BİLGİ PAYLAŞIM FORUMU

Bitkisel Ürünler Hakkında Bilgi Almak İçin Tıklayınız !

HPV HASTALIĞINDAN KURTULANLARIN TECRÜBELERİNİ PAYLAŞTIĞI ORTAK PLATFORMU ZİYARET EDİN !

Bir önceki yazımız olan HPV Virüsünün Oluşturduğu Hastalıklar Nelerdir? başlıklı makalemizde Genital Siğil Kendiliğinden Geçer mi?, Genital Siğil nedir? ve HPV hakkında bilgiler verilmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir